şerefsizim ama suçsuzum...

israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2011 Salı

esir takası

bugün israilli asker ile filistinli tutukluların takası vardı.israil borazanı olan gazetelerimizin hepsinde israilli esir askerin resmi yer alırken,genelde yazılar,manşetler,ağıtlar onun üzerine yazılıydı.filistinlilerin içinde yer alan tutukluların bazılarının türkiye'ye gönderilecek olması bir kısım gazete ve gazete okuyucularının zoruna gitmiş.neymiş efendim "ne işleri varmış o militanların bizim ülkemizde?" .neredeyse terörist gözü ile bakılan bu filistinlilerin aslında ülkelerini işgalci israil'den korumaktan başka yaptıkları hiç bir şey yoktu.bu mantıkla bakan medyamıza (!)sorayım, kurtuluş savaşında ülkesini savunmak için savaşan kuva-i milliyecilerimizin hepsi militan/terörist mü oluyor?

14 Temmuz 2010 Çarşamba

hanen zubi ye ceza...

İsrail parlamentosu, 31 Mayısta 9 Türk'ün öldüğü gemi baskını sırasında "Mavi Marmara"nın yolcuları arasında bulunan Arap kökenli milletvekili Hanen Zubi'nin bazı haklarını kaldırdı.

Parlamento genel kurulunda dün gece yapılan oylamada, Zubi'nin diplomatik pasaportu ile milletvekillerinin bazı harcamalarının Parlamento tarafından ödenmesini öngören yasal hakları iptal edildi.

Bu konudaki önerinin 16'ya karşı 34 oyla kabul edildiği genel kurulda, Arap ve Yahudi milletvekilleri arasında gergin anlar yaşandı. Arap milletvekilleri diğer üyelere "faşistler" diye bağırırken, Kadima partisinden Yoel Hasson, Zubi'ye hitaben, "Pek yakında eski milletvekili olacaksın" diye seslendi.

Zubi, bu tavrın İsrail'de demokrasi olmadığını gösterdiğini belirterek, "Ben Balad'lı bir milletvekiliyim. İşgale de ablukaya da karşıyım. Ben sadece kendi halkımın görüşlerini değil, diğer Arap milletvekillerini de temsil ediyorum, evrensel bir konsensüsü de temsil ediyorum" dedi.

Diğer milletvekillerini "öç alma duygusuyla kendisini cezalandırmak" ile suçlayan Zubi, bu insanların böylece demokrasiyi ve Araplarla İsraillilerin ortak yaşama ortamını da tehdit ettiklerini anlattı.

Zubi, parlamentonun kararına karşı hukuk yollarına ve uluslararası örgütlere başvuracağını belirtti. (Anadolu Ajansı) 14.07.2010 11:40 [2148941

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Almanya İHH nın faaliyetlerini yasakladı

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Hamas örgütü adına bağış topladığı gerekçesiyle, merkezi Frankfurt kentinde bulunan "Uluslararası İnsani Yardım Teşkilatı" (IHH) adlı Türk kuruluşunun faaliyetlerini yasakladı.

Maiziere, yaptığı yazılı açıklamada, "Hamas gibi bir terör örgütüne yardımcı olduğu" için IHH’nın özellikle Hamburg, Hessen ve Kuzey Ren Vestfalya eyaletlerindeki faaliyetlerinin bu sabahtan itibaren yasaklandığını bildirdi.

IHH’nın uzun zamandan beri Gazze Şeridi’nde Hamas adına faaliyet gösteren "sözde" sosyal yardım derneklerini maddi açıdan geniş çaplı desteklediğini kaydeden Maiziere, "Hamas, İsrail ve Yahudi vatandaşlarına karşı şiddet uyguluyor ve böylece İsrail ile Filistin halklarının barışçıl bir şekilde anlaşmasını olumsuz yönde etkiliyor. Kuruluş gerekçelerinde bile İsrail’in mevcudiyet hakkını tanımıyor, siyasi ve dini hedeflerine ulaşmak için de şiddeti teşvik ediyor.

Hamas, agresif ve mücadeleci bir şekilde İsrail devletinin bireylerine ve kuruluşlarına karşı, gerektiği takdirde terörist unsurlara da başvurarak zarar vermeye ve şiddeti körüklemeye çalışıyor" şeklinde görüş belirtti.

Maiziere, "IHH’nın sağladığı maddi destekle Hamas’ın terör eylemlerini finanse ettiğini" savundu. "IHH’nin böylece bölgedeki şiddetin körüklenmesine neden olduğu için hakkında yasaklama kararı aldığını" bildiren Maiziere, "Alman topraklarından doğrudan ya da dolaylı yoldan İsrail devletinin mevcudiyet hakkına karşı faaliyet gösteren örgütler, ülkedeki örgütlenme özgürlüğünü ihlal etmiş olurlar. Bu nedenle IHH’yi bugün itibarıyla yasakladım" şeklinde ifade kullandı.

Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatının bir süre önce yayımladığı raporda ilk kez IHH’den söz edilmiş ve derneğin özellikle Filistinliler ve Gazze için düzenlediği yardım kampanyalarına işaret edilmişti.

11 Haziran 2010 Cuma

siyonizmin kanlı tarihi - 4 -

Ve tarihler 31 Mayıs 2010'u gösterirken İsrail Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine havadan helikopterlerle indirme yaptı. İsrail askerleri silah kullandı, barış gönüllüsü en az 9 kişi hayatını kaybetti. Saldırı karşısında dünya şoke oldu.

Kaynak: Gercekgündem.com

siyonizmin kanlı tarihi - 3 -

2006'da İsrail yine bir sürpriz yaptı, tam bir ay Lübnan'ı bombaladı. Savaşta binlerce sivil öldü, Beyrut tanınmaz hale geldi.
Tarihin en büyük katliamlarından birini İsrail 2002 yılında Cenin'de işledi. Cenin'deki mülteci kampına zırhlı birliklerle saldıran İsrail ordusu, 1300 sivili katletti.

Yıl 1996. Lübnan'daki Kana mülteci kampına düzenlenen kanlı saldırıda çoğu kadın ve çocuklardan oluşan 109 kişi can verdi.


Mescid-i Aksa kavgasına tutuşan Yahudiler ve Filistinliler arasında çıkan olaylarda İsrail ordusu Filistinlilere ateş açtı, 30 Filistinli hayatını kaybetti



Sabra ve Şatilla'nın etkileri henüz silinmemişken İsrail askerleri 1990 yılında Kudüs'te yeni bir katliama imza attı.

kaynak:gercekgundem.com



siyonizmin kanlı tarihi - 2 -

15-16 Eylül tarihindeki katliamın etkileri uzun süre unutulmadı, olaydan 26 yıl sonra saldırı filmlere konu oldu. Beyrut'ta 1 yıl önce düzenlenen hava saldırısında da 300 kişi yaşamını yitirmişti.
1982'de İsrail, daha sonra birçok kez yapacağı gibi Lübnan'a girdi ve Ariel Şaron'un komutanlığında Hristiyan Falanjistler tarihin en büyük katliamlarından birini yaptı. Sabra ve Şatilla'da katledilen 991 kişiden yalnızca 328'inin kimliği tespit edilebildi.




İsrail hava kuvvetleri, 19 Şubat 1973'te Libya Havayolları'na ait bir uçağı düşürdü. 107 yolcu ve mürettabat ne olduğunu anlayamadan can verdi. Yine İsrail uçakları 1970 yılında Mısır'daki Sha'a eyaletinde bir okulu bombaladı, 46 çocuk öldü. 1971'de Suriye'deki bombardımanda ise en az 200 kişi yaşamını yitirdi.


ABD askerleri uçak gemisinden yardım istedi, iki F-4 nükleer silahlarla havalandı. USS Liberty, 2,5 saat boyunca İsrail saldırısı altında kaldı. Ölü sayısı 34, yaralı sayısı 177'ydi. İsrail saldırının bir kaza olduğunu açıkladı! Aradan geçen 43 yıla rağmen onca ABD Başkanı bu saldırının hesabını soramadı.
01.06.2010





Mavi Marmara gemisine düzenlenen saldırının bir benzeri 1967 yılında yaşanmıştı. İsrail ve Araplar arasındaki 6 Gün Savaşları sürerken, tarafsızlığını ilan eden ABD bölgeyi izlemek için USS Liberty gemisini Doğu Akdeniz'e gönderdi. Gemide en yetkili isimlerin de olduğu askeri ve sivil mürettabat öldürüldü.

kaynak:gercekgundem.com

siyonizmin kanlı tarihi - 1 -

Yıl yine 1956. Samu köyüne giren İsrail askerleri 18 Filistinli'yi vurdu, köy yerle bir oldu. 1968 yılında ise İsrail uçakları 15’ten fazla Filistin köyüne havadan napalm bombası yağdırdı. Resmi rakamlarla 56 kişi feci şekilde can verdi. İrbid şehrindeki bombardımında ise ölü sayısı 30'du
Mısır'ı işgal etmeye hazırlanan İsrail ordusu, Kufr Kasem isimli köyde katliam yaptı. 1956'daki saldırıda ölen 49 kişinin arasında kadınlar ve çocuklar da vardı.


Batı Şeria’daki Kibya Köyü’ne 1953 yılında baskın yapıldı. 67 kişinin yaşamını yitirdiği baskının lideri Ariel Şaron'du.


İsrail ordusu 29 Ekim 1948'de Safsaf köyüne girdiğinde bilanço 70 ölüydü. Aynı gün El-Halil’deki Davayima Köyü’nde ise aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu 80 Filistinli öldürüldü.




Yıl 1946. İsrail örgütü Irgun'un 22 Temmuz tarihinde Kral Davud Oteli’ne düzenlediği saldırıda, aralarında İngilizler, Araplar ve Yahudilerin bulunduğu 96 kişi hayatını kaybetti. Aynı örgütün 1948 yılında Deir Yasin Köyü’ndeki katliamında ise 254 Filistinli can verdi.

http://www.gazete5.com/foto-galeri/israilin-kanli-tarihi-627-n1.htm

kaynak:gercekgundem.com




9 Haziran 2010 Çarşamba

unutmayacağım,ya siz? siz bilirsiniz...

israil, sivil insanlara son model silahlarla saldırıp 9 kişiyi öldürenlere madalya verecekmiş ya...

bu süper ligden küme düşen takıma "stadda küme düşme turu"attırmaktan başka bir şeye benzemiyor(şampiyon olan takım,stadda şampiyonluk turu atar-futbola uzak olanlar için açıklama).

israillilere orijinal bir fikir de ben vereyim(hep onlardan çıkacak değil ya); hani şu gemide esir alınan askerler vardı,resimlerden hatırlarsınız.onların biri korkudan altına işemişti.o askere de ölene kadar çocuk bezi yardımı bağlansın(hani bizde gazilere maaş bağlanır ya onun gibi bir şey)

AKLIMI SEVEYİM...
ya da askeri biz yanlış yorumluyoruz.köpekler,kendi bölgelerini belli etmek için sağa sola işerler ya.belki o da aynı mantıkla işemiştir...
AKLIMI BİR DAHA SEVEYİM...

1 Haziran 2010 Salı

ihh

o gece sabaha kadar yayını izledim.tvnet ten canlı yayın vardı.tvnet muhabiri sumeyye,15 dakika arayla ihh başkanı bülent yıldırım ile röportaj yapıp , anlık bilgi aktarıyordu,bizlere.
en son bülent yıldırım,botlar gemimize yanaştılar,savaş gemileri etrafımızı sardı diyordu.röportaj sırasında yayın kesildi,bağlantıları israil tarafından kesildi.ve katliam başladı.ancak sonra gördüğüm görüntülerde(özellikle israillilerin çektiklerinde)gemideki aktivistler,aslanlar gibiydi.silahlı israil askerlerine girişmişlerdi.silahsızdılar, ama yürekliydiler.bedir aslanları gibi savaştılar.şehitler verilmişti.kesin şehit sayısı bugün itibarı ile belli olmasa da 9 deniyor.25 kadar yaralı var.şehidler davayı kazanmıştı.zaten onlar cennetteydi.kalanlar da bir yol açmışlardı işte.bir önceki geçişte mısır açmadığı refah kapısını şimdi açmıştı.ve iki gemi daha yolda bunu yazarken ben,saldırıya rağmen,korkmadan,aslanlar gibi bir kez daha o sulara yüzüyorlardı.
Allah nurunu tamamladığında,hangi delikte olacaksınız israil köpekleri,çok merak ediyorum,diktiğiniz,size ihanet(!) etmeyecek ağaçlar kurtarabilecek mi sizi.















21 Nisan 2010 Çarşamba

israil-hitler kankalığı...

üstteki resim,israilli askerlerin filistinli çocuğa davranışı,alttaki resimde alman askerlerinin bir yahudi çocuğa muamelesi...her ikiside bizim için içler acısı durum...ama dün kendilerine yapılanları,bugün başkalarına yapmakta bir sakınca görmüyorlar...alttaki de çocuk,üstteki de çocuk,yüzlerindeki masumiyete bakın...yazık...
graudy,siyonistlerle hitler anlaşmıştı diye yazmıştı.her iki tarafın da çapı aynıymış,o yüzden anlaşabilmişler...


6 Ocak 2010 Çarşamba

mısır polisinin saldırısından...







havaalanı yolu ile grupla denizden gelen konvoyla birleşecek grup,mısır devletinin engellemeleri ile karşı karşıya.TARİHE BİR NOT DAHA ...MISIR=İSRAİL



5 Ocak 2010 Salı

MISIR,FİLİSTİNE YOL AÇIK KONVOYUNA SALDIRDI.

israil güdümündeki mısır devleti(ben son davranışından sonra böyle düşünüyorum),filistine yardım getiren konvoya her türlü zorluğu çıkardıktan sonra şimdi de konvoya saldırdı.mısır,müslüman bir ülke görünümünde olmasına rağmen,bu konvoyu karşılayan mısırlılara hiç rastlanılmamıştır(gelen görüntüler ve bilgiler bu yönde).mısır devlet başkanlarının kalpleri karartılmıştır bunu biliyoruz,halkın da mı?bu konvoya halk sahip çıkmalıydı.herkes,konvoyun olduğu yere gidip destek verecek diye bir görüntü beklemiyorum,beklemiyordum,ancak hiç mi sivil toplum kuruluşu,duyarlı insanı yok bu devletin.
yazık...
israilde bile filistin halkına destek olan yahudiler var,bunu biliyoruz.eylemlere katılan yahudiler var...
yazık mısır yazık...benim için artık ha mısır ha israil! MISIR = İSRAİL

24 Kasım 2009 Salı

FİLİSTİNE YOL AÇIK






Londra’dan Gazze’ye özgürlük konvoyu

Gazze halkına destek vermek için uluslararası yardım konvoyu yola çıkacak. 6 Aralık tarihinde Londra’dan yola çıkacak olan 250 araçlık konvoy Türkiye, Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden geçerek Gazze’ye ulaşmayı hedefliyor. İsrail saldırılarının yıl dönümü olan 27 Aralık’ta Gazze’de dev bir yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşün ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Filistin halkına bağışlanacak. Araç konvoyunun Türkiye ayağını İHH organize ediyor.

İsrail’in Gazze Şeridine yönelik saldırılarının üzerinden 1 yıl geçti. Saldırılarda 1,500 kişi hayatını kaybederken binlerce insan da yaralandı. Gazze’yi harabe haline getiren saldırılar son bulsa da ambargo halen devam ediyor. Sınırları dünyaya kapalı tutulan Gazze’de tam bir insanlık dramı yaşanıyor.

Farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları, insan hakları kuruluşları ve aktivistler, Filistin halkına destek olmak ve burada yaşanan insani duruma dikkat çekmek için saldırıların yıldönümü olan 27 Aralık’ta Gazze’de buluşacaklar.

Gazze için bir uluslar arası yardım konvoyu yola çıkıyor.

6 Aralık günü İngiltere’den yola çıkacak olan 250 araçlık konvoy, 16 Aralık günü Türkiye’ye giriş yapacak. Araç konvoyu Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden Gazze’ye giriş yapacak. Gazze şehrinde gerçekleştirilecek protesto yürüyüşünün ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Filistin halkına bağışlanacak.

Yardım götürülecek

Gazze halkına yardım ulaştırmayı da amaçlayan organizasyona dünyanın pek çok ülkesinden kuruluş ve Filistin dostları destek verecek. Konvoy ile Gazze’ye çok sayıda ilaç ve tıbbı malzeme yardımı götürülecek.

Türkiye ayağını İHH organize ediyor

Araç konvoyunun Türkiye ayağını ise İHH İnsani Yardım Vakfı organize ediyor. Konvoyun Türkiye’deki katılımlar ile daha da büyümesi bekleniyor. Ambulans, minibüs, kamyon, otobüs ve binek araçlardan oluşacak yardım konvoyu İstanbul, Ankara, Adana ve Gaziantep üzerinden Suriye’ye geçiş yapacak. Uğradığı her bölgede yeni araçların katılacağı konvoy Suriye, Ürdün, Mısır üzerinden geçerek Gazze saldırılarının yıldönümü olan 27 Aralık’ta Gazze’ye ulaşacak.

Gazze’nin bir ucundan diğer ucuna yürüyüş

Gazze’ye giriş yapıldıktan sonra şehrin bir ucundan diğer ucuna protesto yürüyüşü gerçekleştirilecek. Filistinli halkına yalnız olmadıklarını hissettirmeye amaçlayan yürüyüş ile dünyanın dikkati Gazze’ye çekilmeye çalışılacak. Eylemin ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Gazze halkına bağışlanacak.

İsteyen vatandaşlar, araçları ile konvoya katılabilirler. Ayrıntılı bilgi İHH İnsani Yardım Vakfı’ndan alınabilir.

Bağışlanacak araçlarda aranan nitelikler

Organizasyon ile konvoya katılacak araçların Gazze’ye bağışlanması hedeflendiğinden bağışlanabilecek ve Gazze’de kullanılabilecek araçların öncelikle konvoya katılması talep ediliyor.

Bağışlanabilecek araçlarda Filistin’de duyulan ihtiyaç ve orada kullanılabilirliği göz önünde bulundurularak aşağıdaki türde araçlar tercih ediliyor.

Ambulans (7 yaşından büyük olmayacak)

Minibüs (5 yaşından büyük olmayacak)

Otomobil (5 yaşından büyük olmayacak)

Kamyon (3,5-7,5 ton arası olanlar 7 yaşından büyük olmayacak, 7,5 ton üzeri olan kamyonlar 10 yaşından büyük olmayacak)

Ayrıca isteyen hayırseverler ilaç ve tıbbi malzeme yardımında da bulunabilirler.

Araçları ile konvoya katılıp daha sonrada Filistin’de bırakmak isteyen hayırseverler araçlarının uygun olup olmadığını İHH Araç Kontrol ekibi ile irtibata geçerek öğrenebilirler. İHH Araç Bilgi ve Bağış Ekibi irtibat numaraları şöyle:

Cüneyt Kılıç : 212 631 21 21 (Dahili: 174) Mobil/Cep Telefon: 533 328 81 26

Necmettin Ulusoy : 212 631 21 21 (Dahili :173) Mobil/Cep Telefon: 535 576 83 28

Başvuru formları

Gazze’ye örgürlük konvoyuna kişisel katılım için BURAYA tıklayarak başvuru formlarını bilgisayarınıza indirip mail olarak konvoy@ihh.org.tr adresine gönderebilir veya İHH’nın 0212 6217051 nolu fax numarasına fax çekebilirsiniz.

Ayrıca Filistin’e araç bağışlamak için “Araç Teklif Formu”nu BURADAN indirip aynı şekilde yukarıda mail adres ve fax numaralarına gönderebilirsiniz.


25 Ekim 2009 Pazar

mescid-i aksa sadece filistinlilerin sorumluluğunda mı?

bugün israilli bir grup mescid-i aksa ya girmek isteyince,filistinlilerle israil polisi arasında çatışma çıkmış.filistinlilerin israil polislerine taşla karşı koymalarını izleyince,ellerinde hiç bir imkanı olmayan filistinliler "mescid-i aksa yı koruyun"çağrısına çatışma yolu ile karşı koymaya çalışmışlar.ortaya şu çıkıyor EĞER İSRAİL MESCİD-İ AKSA YA ALENİ ZARAR VERMEK İSTERSE MESCİD-İ AKSA YI KENDİLERİNİ SAVUNMAKTA ACİZ KALAN FİLİSTİNLİLERİN KORUMASINA MI KALACAK.MESCİD-İ AKSA NIN SAHİBİ SADECE FİLİSTİNLİ MÜSLÜMANLAR MI? SORU BU!

17 Ekim 2009 Cumartesi

ayrılık dizisi...

trt 1 ekranlarında israil aleyhine çekildiği düşünülen bir dizi başladı.filistin-israil gerçeklerini barındıran film içeriğine israil gönül koymuş.bu konuda nota vermiş.film yönetmeninin söylediği gibi; biz bu tür olayları her akşam televizyondan haber olarak izliyoruz,izledik.neyin itirazı,neyin notası.lan bu israiloğullarının bir kısmı ne kadar yüzsüz ve şerefsizmiş.hem suçlar işleyecekler,hem de bunu dile getirmeyin diyecekler,bunu söylerken de utanmayacaklar.şerefsizler...
bununla birlikte türkiye,içinde israilin de olduğu bir tatbikatı iptal etmiş.bu da onlara çok koymuş.
bu zamana kadar birlikte yapılanlar da bize dokunmuştu,ama.
bir de bm,gazze ile alakalı israili savaş suçlusu ilan etmiş.iyi güzel de,yaptırımı nedir? var mıdır böyle bir şey...

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Siyonist İtiraf

İsrail askerlerinden korkunç Gazze itirafı
İsrailli bir grup eski asker, Gazze Savaşı'nda ordunun tedbirsiz güç kullandığını ve bunun da gereksiz ölümlere ve zarar yol açtığını itiraf etti.
İsrailli bir grup yedek asker tarafından oluşturulan Breaking the Silence adlı bir grup, Gazze Savaşı'na katılan İsrailli askerlerin itiraflarını yayınladı. Savaş katılan askerler Gazze'de karşılaştıkları direnişle kıyaslandığında gerektiğinden fazla ateş gücü kullanılarak hiç sebepsiz yere evlerin yerle bir edildiğini anlattı. Grup, askerlerin isimlerini ise açıklamadı.
İsrail ordusu ise iddiaları sert bir dille yalanladı. İddiaların doğruluğunu sorgulayan İsrail ordusu, Breaking the Silence grubunu da "İsrail ordusunu ve komutanlarını lekelemek ve karalamakla" suçladı. Ordudan yapılan açıklamada "Bir başka insan hakları grubunun İsrail'e ve dünya kamuoyuna detayları veya doğruluğu araştırılmadan anonim ve genel ifadelere dayalı bir rapor sunmasını esefle karşılıyoruz" denildi.
Breaking the Silence grubu ise İsrail kentlerine düzenlenen saldırıların durması için büyük çoğunluğu Gazze savaşını destekleyen İsrail kamuoyunun, askerlerin ne gördüğünü bilmeye hakkı olduğunu savundu. Gruptan yapılan açıklamada "Bir ahlak toplumunun varlığının, olay yerindeki askerlerin seslerinin de ayrılmaz bir parçası olan dürüstçe ve adamakıllı bir tartışmayı gerekli kıldığına inanıyoruz." diye kaydedildi.
İsrail'in Gazze'ya düzenlediği Dökme Kurşun operasyonunda 900'den fazlası sivil bin 400'ten fazla Filistinli ölmüştü.

16 Mart 2009 Pazartesi

bir başka sayfadan buraya akış...

UZUN BİR SÜREDİR BLOGDA YALNIZCA GAZZE İLE İLGİLİ DÖKÜMAN,YAZI VE RESİMLER GÖRDÜNÜZ.İSRAİL'İ LANETLEYEN YAZILARLA KARŞILAŞTINIZ.EVET,İSRAİL GAZZE'DEN ÇEKİLDİ.ANCAK BU İSRAİL'İN DURULDUĞU,BİR DAHA BUNU YAPMAYACAĞI ANLAMINA GELMİYOR,GELMEYECEK.İSRAİL'E BAKIŞIM SANIRIM HİÇ BİR ZAMAN DEĞİŞMEYECEK.ÇÜNKÜ DEĞİŞMESİ İÇİN HİÇ BİR ŞEY YAPMIYORLAR,ZATEN DEĞİŞTİRMEYECEKLERİNİ KUR'AN BİZE SÖYLÜYOR.BU,ŞU ANLAMA GELMESİN;HER YAHUDİ AYNI KEFEDEDİR.HAYIR,SADECE SİYONİZMİ ŞİAR EDİNMİŞ YAHUDİLERDEN NEFRET EDİYORUM,EDECEĞİM.BLOGUM,BUNDAN BÖYLE KENDİ HALİNE DÖNECEK,ARADA BİR SİYONİZME ATIFTA BULUNARAK, GAZZE'Yİ ELİMDEN GELDİĞİNCE UNUTTURMAMAYA ÇALIŞACAĞIM.
Açıklama;
Gazze ile ilgili yazılar,resimler başka bir blogda idi.Buraya aktardım.Ancak tarihler tuhaf gelebilir.O da aktarımla alakalı tarih kayması.Yani bu yazılar yazıldığında günceldi.Şimdi ise bir blogda bu yazım ve resimlerin toplanması adına buraya aktarıldı...

başbakan gazzeye sahip çıktı.


başbakan recep tayyip erdoğan,şimon peres'i sert şekilde suçladı.recep tayyip erdoğan onurlu
bir insanın davranması gerektiği gibi davranmış,türkiye cumhuriyeti'nin başbakanının olması gerektiği gibi olmuştur.teşekkür ediyorum başbakana.

Davos


Recep Tayyib Erdoğan'ın Davos çıkışı, İslam halkları arasında heyecanla karşılandı. Ülkemizde de derdi üzüm yemek olan herkesimin insanından da olumlu cevap buldu.Ancak kendini islam halkı adletmeyen ya da derdi üzüm yemek olmayan,derdi sadece bağcı ile olanlar ise bir çok kılıf altında eleştiri yapmaya çalıştılar.Hani bilmeyen birisi zanneder ki; bu insanlar,aslen yahudi.

Yok "Diplomasi ağzı bu değilmiş?",yok "Şimdi kimbilir nelerle karşılaşabilirmişiz?"vs.vs.İnanın bunların hiç biri beni ilgilendirmedi(eleştiri anlamında).İnsanlık anlamında ilgilendirdi ki;asıl tepkimi o zaman dillendiriyorum.

Ne ağzı olursa olsun,bu tepkinin adı,insanlıktır.İnsan için söylenenler beni ilgilendiriyor.Hele Erdoğan'ın "Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz!"söylemi en çok takdirimi toplayan cümleydi.Keşke orada "Siz,çocuk öldürmeyi iyi bilirsiniz!"deseydi.

Benim olaya bakışım,Başbakanımızın moderatöre kızıp,söyledikleri ve ortamı terketmesi ile ilgili değil,İsrail Cumhurbaşkanı'na söyledikleri doğrultusundadır.

Evet,Başbakanımızın, 1 mart tezkeresinin geçmesi ile ilgili söylediklerini unutmuş değilim.Ancak o dönemde de Bülent Arınç,benimle aynı şeyleri düşünmüş,meclisten tezkerenin geçmemesini sağlamıştır.Türkiye'nin genel duruşunu mutlulukla izliyorum.Arada bir istemediğim doğrultuda şeyler oluyorsa da...

Cenin Cenin

Kanal 24'te Cenin Cenin adlı belgeseli izledim.İsrail'in kirli ellerine bir kez daha şahit oldum.Cenin'lilerin inancı başka bir şey,psikolojileri başka bir şey,aczleri başka bir şeydi.Bir filistinlinin sözleri ilginçti "Bunları Allah yaratmış olamaz! Bunlar çok önceden insan klonlama ilmini öğrenmişler!"
Hesap dönecek,sap dönecek...O günü bekliyorum.İnsan olarak,insanlıktan nasiplenmemişlerden hesap sormak için.Hesap sorulan yerde olmayı çok isteyerek...